Nakışlı bavul / Embroidered suitcase

21:02 journey of my hands 18 Comments


Kim ne derse desin,nerelerde vakit öldürürsek öldürelim buranın tadı bir başka.Blog için hazırlanmak,telefonla şipşak fotoğraf çekip yüklemeye benzemiyor.Önce bir proje belirliyorsun,onu yapıyorsun,yaptıktan sonra saatlerini harcayıp fotoğraf çekiyorsun.Yetmiyor,tüm o fotoğrafları bir bir kontrol edip düzenliyorsun.

Ne çok vakit alıyor değil mi? Eskiden hep böyleydik.İnstagram çıktı,mertlik bozuldu gibi.Ama orayı da seviyorum ben.Gerçekten şipşak boy gösterebileceğin bir yer.Hatta eskiden şikayet ederdim ben.Off derdim şu fotoğraf düzenleme işi neden bu kadar uzun sürüyor diye.Şu hale bak,özler olmuşum.


Eskiden takip edenler az çok huyumu suyumu bilirler.Mesela en sevdiğim şeylerin başında kutular gelir desem,çoğu takip eden,evet hatırlıyorum ben bunu der hemen.Bir buçuk sene önce başladığım kumaş kutu yapma sevdamda son nokta,bu bavul oldu işte.Tam olarak istediğim gibi olmasa da,bir hayli beğendim de.Yani ilk yapışa göre beğendim diyelim.



Aslında kumaş kutulara sevdalanmam bu küçük bavullar sayesinde oldu.Üzeri nakışlı bavul bir çanta arayışına girdiğimde gördüm ki,böyle bir şey yok.Olanlar normal,dekor amaçlı küçük bavulcuklar.Beğendiklerim de oldu elbet ama bir türlü üzerinde nakış olsun takıntımdan kurtaramadım kendimi.Bir buçuk senelik deneme,yanılma,yapma,bozma,zarar ,ziyandan sonra ortaya bunu çıkarabildim.Tabi ki üzerine ,nakış yolculuğuma başladığım,ilk yaptığım nakışı kondurunca epey de keyiflendim.




Ama tasarlamak sandığımdan çok daha fazla zamanımı aldı.Kapağını açıyorsun,iki parça bir çanta gibi görünüyor ama 21 parçadan oluşuyor bu sevimli şey.Her parça için ayrı kafa patlatmak ve hesaplamak gerekiyor.Ne yalan söyleyeyim üst kapaktaki iç bölüm haricinde çok keyif alarak yaptım.Her aşaması öğretici,zevkli ve neşeliydi.O üst iç kapak ise tam bir kabus gibi çöktü üzerime.İki kere ziyan olan nakış bir yana,olaydan soğumama neden oluyordu neredeyse.Çöpe giden nakışlarıma,kumaşlarıma ve kartonlarıma baktıkça,yok,beceremiycem galiba deyip mutfağa koşarak,kendimi kupa kupa kahveye vurmuşluğum çok olmuştur.



He, bitti de ne oldu? Süs.
Bu kadar uğraştım didindim ama süs olmaktan kurtaramadım maalesef.Evet yaptığım hesaplama hatası yüzünden kilit kısmında sorun oldu.Epey bir kafa patlattım kurtarabilir miyim diye ama şu anda elimde olan malzemelerle kurtuluşu olmadığına karar verdim.Olsun dedim,bağrıma bastım bende.Böyle seveceğim onu,olduğu gibi.



Bütün bu süreç  öyle eğlenceliydi ki,hemen ikincisine başlamamak için zor tuttum kendimi.Araya başka şeyler aldım ki,sıkılmayayım.Ama görünen o ki ikinci bavul da yolda.Bu kez tam olarak becerebileceğimi umuyorum.Yani inşallah :)


Bu kumaş kutu yapma günleri ilk başladığında,bavulun yanına bile yaklaşamayacağımı düşünüyordum.Tabi o zamanlar bir ev kadını olabileceğim fikri bile yoktu ortada..Zamanımın tamamını benim kontrol edeceğim,canım ne yapmak istiyorsa onu yapabileceğim şu anlar,gerçekten ulaşması çok zor bir hayaldi benim için.


Size de öyle mi oluyor bilmiyorum ama,ben yeni bir şey öğrenirken telaşlı,neşeli,stresli,umutlu,kaygılı ve mutlu oluyorum.Bütün bu olumlu ve olumsuz duygular nasıl bir arada var oluyor bilmiyorum ama süreçten öyle büyük keyif alıyorum ki,elimdeki iş bittiği zaman hafif buruluyorum sanki.Bu bavul işinde de böyle oldu işte.Bittiğinde ortaya çıkanı ne kadar sevdiysem de,bittiği için üzüldüm.Belki de bundan sebeptir,elimin hiç boş durmayışı.Sürekli yeni,değişik,bilmediğim şeyleri arayıp bulmayı,yapmayı sonra sıçramayı çok seviyorum.




Üç sene önce bulaştığım ve hala kendimi koparamadığım nakış,istikrar gösterdiğim tek konu oldu.Şimdi ise bavuluma olduğu gibi,her yere bir nakış kondurmadan yapamıyorum.Sanırım buna tutku diyorlar.Gerçekten de fena tutuldum ben bu nakışa.Aklımda sürekli bişeyler bişeyler.Hepsinin ucunda kıyısında mutlaka,küçük de olsa bir nakış.



Mesela on beş gün önce bebek saçı nasıl yapılıyor ki diye merak edip şu uyduruk bebeği diktim.Sırf saç yapabilecek miyim diye.Saçlar oldu da,bebek olmadı :) Yani zaman bol olunca,daldan dala atlamak pek de kolaymış.Ama elbette bu böyle sürüp gitmeyecek.
Önümüzde bir taşınma,şehir değiştirme olayı var maalesef.O zamana kadar,oyalanıp duruyorum.Taşınma işi bitip ev yerleştiğinde,bir kaç misafirim olacak Allah izin verirse,sonrasında ise çok sıkı bir program hazırladım kendime.Neredeyse sabahtan akşama,tam dolu bir program.Yıllardır ertelediğim,boşverdiğim,zamansızlıktan yapamadığım her şeyi koydum içine.

Gerisi için,sağlıkla yapmak nasip olsun diyorum.



Bir de rica etsem mesela,buraya kadar gelip okuduysanız,dönüp İnstagram'a yapmasanız yorumları.Buraya yazsanız,ne güzel olur.Hem bana motivasyon olur tekrar blog yazmak için.Zorlama gibi algılanmasın tabi,oraya yazdıklarınızı da büyük mutlulukla okuyorum.Ama buraya bırakınca tüm bu yapılanların karşılığı gibi oluyor,mutlu oluyor insan :)

Neyse,çok uzatmadan gidiyorum ben.

Mutlu,huzurlu geçsin akşamınız.

Öperim.




You Might Also Like

18 yorum:

  1. ben de kanaviçe ve nakış aşkına turuncuodada görerek başlamıştım. hele özgün tasarımlarımdır kopyalamayın yazısına rağmen o kırmızılarla lacivert ipleri alıp o nakışlardan yapmayı ne çok istemiştim ama heves bir yere kadar. yetenek olmayınca çarpı işiyle kalıyor insan �� yine hayran kaldım yaptıklarınıza

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çarpı işi de harikadır.Elim ipliğe bu iş ve Ahu (@lavanta_bahçesi) sayesinde alışmıştı.Sonra birbaktım nakış yapıyorum:) Çok teşekkür ederim zaman ayırdığınız için.Sevgiler

      Sil
  2. Muhteşem olmuş.... bayıldım. Üç yıllık bir emek. Ayrıntılara bayıldım. Resimlere tekrar tekrar baktım. Hayal kurdum acaba ben de yapabilir miyim diye.... Çok güzel şeyler üreterek bana cesaret veriyorsunuz. Az buçuk bir şeyler yapmaya çalışıyorum. Sizin yaptıklarınıza imrenerek bakıyorum. Maşallah size.... süpersiniz.... İlkay

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim İlkay.Eğer herhangi bir konuda yardıma ihtiyaç olursa buradayım ben.Ve her şey hayal edip,ben de yapabilirmiyim diye başlıyor.Ben de diyorum ki; evet! kesinlikle yapabilirsin☺❤

      Sil
  3. Cok naif ve nazik, ic isitan siklikta bir calisma olmus. Elinize saglik. Bazen olur oyle;planlandigi gibi gitmez ama neticesi planlanamayacak sekilde guzel olur, hayret edersin ve cok seversin. Iyi gunlerde kullanin.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim.Aslında düşünmekten ziyade,bir cesaret yola çıkma kısmı mühim.Gerisi halloluyor bir şekilde.Sevgiler

      Sil
  4. Nakış, işleme olayını hep büyük işi olarak görmüş sıkıcı şeyler yapıyorlar diye düşünmüştüm sonra instagramda gezinirken keşfetde sizin storynizle kaşlılaştım. Tavşan, kendi logonuzun çizimleri... İlgimi cektı ve profilinize baktım baya güzel şeyler vardı. Dedim "Ben de bi denesem mi acaba?" Pinterest'e baktım. Hoş şeyler buldum yapımı da kolay gözüken ve yaptım da çok da güzel oldu. İyiki sizinle karşılaşmışım. İyiki varsınız. Teşekkürler ❤

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ne güzel bunları duymak.Büyük işi diye bir şey yok,emek var,sanat var,içinden gelen var.Denediğin ve sonucu sevdiğin için nasıl mutlu oldum.Bir şekilde vesile olmuşum çok şükür.Ben teşekkür ederim☺❤

      Sil
  5. Ellerinize sağlık. Ne kadar da zarif. Dışı zaten oldukça hoşken bir de içini hem fonksiyonel hem de çok estetik bir şekilde tamamlamışsınız. Kısacası bayıldım. �� İkincisini dört gözle bekliyorum.

    (Bu arada tam dönüp instagrama yazacakken, son paragrafı okuyunca buraya yazdım. )
    Size küçük bir de sorum olacak, vakit bulup da cevaplayabilirseniz memnun olurum. Hazır olan bir valizi kaplamayı neden düşünmediniz? Ya da deneyip vaz mı geçtiniz? Buna benzer bir proje var aklımda ve evde bir küçük karton valizim var güneşten rengi solan. Onu dönüştürmeyi düşünüyorum. Belirli bir sebepten mi böyle yaptınız, yoksa tamamını kendiniz yapmak istediğiniz için mi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim öncelikle güzel sözler için.Sonra sorunuza geçeyim; kaplamayı düşünmedim çünkü elimde zaten buna uygun bir valiz yoktu,hem de ben tamamını kumaştan istediğim için bu yoldan gittim.Hazır valiz kaplamak da güzel bir fikir ama içi dışı istediğim gibi olmazdı o zaman.Size kolay gelsin dilerim☺❤

      Sil
  6. Hergün ama hergün bakıyorum blogunuza... Acaba Turuncu Oda (aklıma böyle kazındınız ne yapayım) neler yazmış? diye. Çoğu zaman yazı olmadığında eski yazıları okuyorum. Sizin enerjinizi çok seviyorum.

    Bavul çok zarif olmuş.. Ben de seviyorum nakışı o da çarpı işi. Böylelerini denedim ama ıhh yok olmuyor :) Instagramdan kısa videolarınıza bakıp deniyorum sizinki gibi olmuyor malesef.. Belki de sizin elleriniz sihirli de o yüzden böyle güzel ve zarif oluyorlar?
    Lütfen çokça yazın..
    Sevgiler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ne tatlısınız☺İnşallah blog için daha çok vaktim olacak bundan sonra,ben de istiyorum daha çok yazmayı.Sevgiler benden de.

      Sil
  7. İnstagram'dan geldim ben de:) dönüp oraya yorum yazmak istemedim:)
    Bavul harika olmuş. Fotoğraflarına bakarken içim açıldı. Ama kim bilir ne kadar uğraşmışsınız. Ama değmiş bence. Elinize emeğinize sağlık.. ben çok şıpsevdi biri olduğumdan böyle şeyler yapamam gibi geliyor. Sevgilerimle:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim buralara kadar gelip de yorumsuz dönmediğiniz için.Evet,biraz uğraştırıcıydı ama sonuca da değdi gibi☺Benden de sevgiler❤

      Sil
  8. Her yazınız olduğu gibi buna da bayıldım. Bavul gerçekten çok zarif gözüküyor, nakışlarınız zaten bir içim su :) Ellerinize sağlık.
    Sevgiler

    YanıtlaSil
  9. Ellerine sağlık Sibel bayıldım yine tabii ben her yaptığın iş gibi buna da. Çok haklısın instagram da güzel ama blog okumak en güzeli bence.Taşınmanda kolaylıklar ve şimdiden yeni evinde sağlık ve huzur dilerim...

    YanıtlaSil
  10. İg sayfanızı denk geldim biyerde.sonra tabiki blogu merak ettim.blogu ordanda çok beğendim .emeğinize gönlünüze sağlık .insanın baktıkça içi açılıyor gerçekten.nakis ogrenesim geldi:)

    YanıtlaSil