iğneler deftere sıralansın bakıyım....

20:59 journey of my hands 0 Comments

son on gündür izinsiz çalıştığım ve elimde bir sürü iş olduğu için bloga hiç uğrayamadım....

bu durum içimi şişirdi ama işten gelince kendim için bir şeyler yapamama da engel olmadı....instagramdan takip edenler şu nakış işine ne kadar takılıp kaldığımı bilir....engel olamıyorum kendime....elimde iş yoksa şablon çizerken buluyorum kendimi....

bu durumdan hem memnunum,hem de gıcığım....bir şeye kanalize olup onu geliştirebildiğim için mutluyum ama beni yapmak istediğim bir sürü diğer şeyden alıkoyduğu için de gıcığım :)

mesela ;şu masaya takılan baş kısmı her bir yana çevrilebilen masa lambam var ikea dan aldığım...kargo da gelirken bazı kolilerimiz patlamıştı....bu lamba da o patlayanlar arasındaymış...çizilmiş sağı solu....şöyle güzel,canlı bir sarıya ya da baskın bir pembeye boyayacağım,nakıştan kafamı kaldıramıyorum....


geçen hafta nakış yaparken iğne arıyordum kutunun içinde...iğneler satın aldığım kendi kutularının içinde duruyorlardı....görüntüleri o kadar canımı sıkıyordu ki....yok dedim...ben bunlara bir düzen getireceğim....

çarpı işini de özlediğim için,bu sefer çarpı işi bir şeyler yapıyım dedim...bu çıktı ortaya....



needle book deniyor bunlara....internette çeşit çeşit....sürüsüne bereket...herkes kendine göre yapmış kendininkini....bende gittim kendi pinterestimi açtım....cross stitch panomdan bu şablonu beğendim...çok uzun soluklu bir şey yapmaya vaktim olmadığı için basit bir şey seçtim ama siz isterseniz neler neler var....bitmişi böyle defter gibi kapaklı oluyo...




sol sayfasına kanaviçe iğnelerimi yerleştirdim hemencecik....yemin ederim çocuk gibi sevindim onlar böyle düzenli düzenli durunca....


sağ sayfaya da nakış iğnelerimi yerleştirdim ama bin pişman oldum daha büyük yapmadığım için....çünkü nakış iğnelerim yukardakilerin üç katı :) fotoğraflamak için böyle yerleştirdim ama şu anda hepsi sıkış tepiş duruyorlar ...asker gibi dizdim hepsini yan yana,açıp açıp bakıyorum...gülüyorum....


arka kapağın canı yok mu? ufak bir dokunuş da oraya yapmasaydım içim rahat etmezdi ki...aaa bu arada, küçük müçük diye hemen bitti sanmayın...beş gecemi aldı bunu bitirmek....bu yüzden son zamanlardaki en kıymetli eşyam halindedir kendisi....ama bir iki aya kadar hevesim geçer,sıkıldım senden diyip kötü kullanıma maruz bırakıveririm....

hazır bloga gelmişken kadınlar günümüzü de kutlayıveriyim.....gerçi gün bitti ama olsun...

burada bu aylarda alışveriş şenliği diye bir şey oluyormuş....uzun bir cadde hayal edin....sağlı sollu mağazalar....bangır bangır müzik çalıyor her birinde...fiyatlar yarıya düşmüş....insanlar çılgın gibi alışverişe kaptırmış kendini....izinliyiz nasılsa,biz de gidip bir bakalım dedik...bana da uzun süredir istediğim bembeyaz (hiç bir yerinde başka renk olmayan) spor ayakkabı düştü....

o kadar uzun zamandır bakıyorum ki böyle bir spor ayakkabı....bugün adidas ta bulduk,tam heyyooo diyecekken kadın numarası yok deyip hevesimi kursağımda bıraktı....neyse ki o benim karşıma çıkıverdi hiç ummadığım bir mağazada....bugün kadınlar günüymüş....hediyesi olsunmuş.... "

"ne tatlı kocasın sen!" diyip öpücük vermek düştü bana da....


    umarım sizin de gününüz güzel geçmiştir...ben çok bir şey yapamadım bugün ama birazdan bir projenin son hazırlıklarıyla uğraşıp,denemeler yapacağım....sonra da aklımdaki diğer şeylere koşturacağım....

pazar günü evde olmak güzelmiş....istediğin şeyleri yapmak,aylaklık etmek de....

umarım mutlulukla geçen bir pazar gününüz olmuştur....akşamınız da öyle olsun dilerim....

mutlu kalın efendim....




You Might Also Like

0 yorum: